“Madun Kendini Yönetebilir Mi?” 20. Yıl Dönümüne Yaklaşan UNDRIP
01.05.2026
Baran Bekiroğlu
Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Bildirgesi (UNDRIP), 2007 yılında BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen bir Birleşmiş Milletler bildirgesidir. Yerli halkların kültürel ifade, özerklik ve kendi kaderlerini tayin hakkı gibi haklarını ortaya koymuştur. Bildirgenin temel amacı, yerli halkların toplumsal hakları güçlendirerek daha önce dışlanmış olan yerli sesleri yükseltmek ve yerel özerklik konusunda bu seslere güç kazandırmaktır. Bu “özerklik” çoğunlukla yerli halkların topraklarında doğal kaynak çıkarmaya çalışan uluslararası şirketlerin sömürüsünden korunmakla alakalı olsa da, bununla sınırlı değildir. Fakat belirtmek gerekir ki bildirgenin hukuki bağlayıcılığının olmaması, uygulanabilirliğini kısıtlamakta ve UNDRIP'in yukarıda sözü edilen amaç ve hedeflerine ulaşmasını çok daha güç hale getirmektedir.
UNDRIP'in en önemli sonuçlarından biri yerli grupların kolektif haklarının altını çizmesi ve böylece bildirgeyi "üçüncü nesil haklar" kavramıyla ilişkilendirmesidir. Ancak şunu da açıkça belirtmek gerekir ki UNDRIP, yerli haklara kolektif haklar perspektifinden yaklaşan ilk belge değildir; bu yaklaşım ilk kez ILO 169 No'lu Sözleşme'de gündeme gelmiştir. Bu nedenle UNDRIP, söz konusu sözleşmenin kültürel, sosyal veya ekonomik boyutlarıyla kendi kaderini tayin ve özerklik gibi alanlarda bir genişlemesi olarak değerlendirilebilir.
Ancak buraya kadar söylenenler, UNDRIP'in kâğıt üzerinde bir bildirge olarak ne güvence altına aldığına ilişkindi. Bildirgenin gerçek hayattaki etkilerini analiz etmek bambaşka bir meseledir, çünkü daha önce de belirtildiği gibi, uygulanabilirliği oldukça sınırlıdır. Bunun temel nedeni, UNDRIP'in yalnızca bir "bildirge" olmasıdır; bu da onu kabul eden devletler açısından (bir antlaşmanın aksine) hukuki bağlayıcılığının bulunmadığı anlamına gelir. Bunun sonucunda bildirgeyi daha az etkili kılan en büyük etken, uygulanabilir olmamasıdır; zira devletler belgeyi istedikleri gibi yorumlayabileceği gibi tamamen göz ardı da edebilir. Örneğin Bruce ve Gilio-Whitaker (2014), devlet ve yerel hükümetlerinin "her bir hükümetin doğal yetkilerini" belirleyen "ikili ya da çok taraflı hükümetler arası bir diyaloğa" girmelerini gerektiğini savunmaktadır. Ne var ki tüm hükümetler yerli topluluklarıyla bu tür diyaloğa girmek istemediğinden, UNDRIP'in uygulanabilirliği daha da zayıf kalmaktadır.
Bildirgenin yerli haklarının tanınmasına katkısı açısından değerlendirildiğinde, uygulanabilirlik sorununun yanı sıra gerçekten uygulandığı durumlarda nasıl sonuçlar doğurduğunu da incelemek önemlidir. Bolivya, 2009 Anayasası'nın bir ürünü olarak yerli hakları alanında en ilerici ülkelerden biri kabul edilmektedir. Bu sürecin önü, Bolivya'nın UNDRIP'i Kasım 2007'de -BM tarafından kabul edilmesinden iki aydan kısa bir süre sonra- yasaya (3760 sayılı kanun olarak) dönüştüren ilk ülke olmasıyla açılmıştır. Bu sürecin tetikleyicisi ise Evo Morales'in Bolivya'nın ilk yerli kökenli devlet başkanı olmasıdır. Tartışmalı biçimde hazırlanan bu yeni anayasayla birlikte Bolivya, üniter bir devletten 2009 Anayasası'nda "çokuluslu devlet" olarak adlandırılan yapıya geçiş yapmıştır. Bu, yalnızca yerli haklarının tanınması anlamına gelmiyordu;
Bolivya'nın çok etnik kimlikli yapısı da resmen kabul edilmiş ve "Bolivyalı olmanın" anlamı değişmişti. "Tek devlet, tek ulus" anlayışı yerine Bolivya'nın "tek devlet, birçok ulus" olduğu savunuldu. Bu çerçevede Bolivya, "yerli hukuk düzenlerinin anayasal olarak tanınması" anlamına gelen "hukuki çoğulculuğu" hayata geçirdi. Bütün bu haklar ve anayasal güvenceler, Bolivya'daki yerli halkların yaşam koşullarını iyileştirmeyi ve onları geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Bununla birlikte, Bolivya'nın UNDRIP'i hayata geçirme sürecine yönelik eleştiriler de vardır. Bolivya hükümetinin yerli özerkliğini "destekler görünürken aynı anda onu kısıtladığı" öne sürülmektedir. Daha açık bir ifadeyle bu, Bolivya hükümetinin yerli grupların arazi ve kaynaklar üzerindeki bölgesel özerkliğini yalnızca kendi gündemine uyduğu zaman desteklediği anlamına gelmektedir. Bunun en çarpıcı örneği Mayıs 2008'de Santa Cruz Bölgesi'nin su, arazi ve gaz üzerinde daha fazla bölgesel özerklik talep ederek bir "özerklik referandumu" düzenlemesidir. Ne var ki Morales hükümeti, bölgenin özerkliğine saygı göstermek yerine oylamayı "anayasaya aykırı", "yasadışı" ve "muhalefetten gelen ayrılıkçı bir ifade" olarak nitelendirdi. Yerli halkların toprakları üzerinde denetim hakları anayasada açıkça yer almasına rağmen, hükümetin kaynak çıkarma faaliyetlerine karşı durmak hâlâ mümkün değildir. Bu durum, hükümetin "önceden, özgürce ve bilinçli onay" (FPIC) ilkesini -yani ulusal hükümetlerin veya şirketlerin yerli toplulukların toprakları ya da kaynakları söz konusu olduğunda bu topluluklardan onay alması gerektiğini- reddetmesiyle de kendini göstermektedir. Morales hükümeti FPIC'yi yalnızca kendi gündemine uyduğu durumlarda savunmakta, uymadığında ise görmezden gelmektedir. TIPNIS otoyolunun yerli topluluklardan onay alınmadan onaylanması bunu açıkça ortaya koymaktadır (Tockman,2017). Tüm bu noktalar, Bolivya hükümetinin UNDRIP'i tutarsız biçimde uyguladığının somut göstergesidir.
Sonuç olarak UNDRIP, kültürel çeşitliliğin ve yerli hakların tanınması yolunda çok etkili bir adım olmuştur. Uygulanabilirlik eksikliği ve tutarsız uygulamaları olmasıyla birlikte, bildirge bütün olarak değerlendirildiğinde yerli topluluklara bir ses vermek adına önemli bir ilerlemeyi temsil etmektedir. Bildirgenin öngördüğü kolektif haklar, Bolivya gibi ülkelerdeki yerli topluluklara kendi hükümet yapılarını, yerli gelişimini bastırmak yerine onu kolaylaştıracak biçimde dönüştürmeleri için bir yol haritası sunabilmiştir. Nihayetinde UNDRIP, yerli hakları mücadelesinde önemli bir dönüm noktasıdır; ancak yerli topluluklar için gerçek anlamda bir eşitliğin sağlanabilmesi için daha çok adımın atılması gerekmektedir.
Kaynakça
Albro, R. (2010). Confounding cultural citizenship and constitutional reform in Bolivia. Latin American Perspectives, 37(3), 71-90.
Barrantes-Reynolds, M. P. (2016). Legal Pluralism in the Constitution of Bolivia of 2009: Between multiculturalism and plurinationalism (Doktora tezi, University of Leicester).
Bruce, H., & Gilio-Whitaker, D. (2014). Implementing the UN Declaration on the Rights of Indigenous Peoples, Nation-by-Nation and State-by-State. Fourth World Journal, 13(1), 83-92.
Canessa, A. (2014). Conflict, claim and contradiction in the new 'indigenous' state of Bolivia. Critique of Anthropology, 34(2), 153-173.
Cambou, D. (2019). The UNDRIP and the legal significance of the right of indigenous peoples to self-determination: a human rights approach with a multidimensional perspective. The International Journal of Human Rights, 23(1-2), 34-50.
Hammond, J. L. (2011). Indigenous community justice in the Bolivian constitution of 2009. Human Rights Quarterly, 33(3), 649-681.
Heinämäki, L. (2016). Global context-arctic importance: Free, prior and informed consent, a new paradigm in international law related to indigenous peoples. Indigenous peoples' governance of land and protected territories in the Arctic, 209-240.
Isa, F. (2019). The UNDRIP: an increasingly robust legal parameter. The International Journal of Human Rights, 23(1-2), 7-21.
Joona, T. (2010). International Norms and Domestic Practices in Regard to ILO Convention No. 169. International Community Law Review, 12(2), 213-260.
Lalander, R. (2014). Rights of nature and the indigenous peoples in Bolivia and Ecuador: A Straitjacket for Progressive Development Politics? Iberoamerican Journal of Development Studies, 3(2), 148-172.
Lemaitre, S. (2011). Indigenous peoples' land rights and REDD: a case study. Review of European Community & International Environmental Law, 20(2), 150-162.
Mitchell, T. (2019). Realising Indigenous rights in the context of extractive imperialism: Canada's shifting and fledgling progress towards the implementation of UNDRIP. International Journal of Critical Indigenous Studies, 12(1), 46-60.
Rodriguez Alvarez, G. (2023). A plurinational transformation: an entanglement between change and continuity. AlterNative: An International Journal of Indigenous Peoples, 19(1), 23-31.
Tockman, J. (2017). Eliding consent in extractivist states: Bolivia, Canada, and the UN Declaration on the Rights of Indigenous Peoples. The International Journal of Human Rights, 22(3), 325-349.
Tockman, J., & Cameron, J. (2014). Indigenous autonomy and the contradictions of plurinationalism in Bolivia. Latin American Politics and Society, 56(3), 46-69.